CHP'de yaşananlar akıl gerektiren kurnazlık bile değil: Basiret iflası

Önce size birini tanıtayım:Erken İslam tarihinin en tartışmalı siyasetçilerinden biriydi Mervan bin Hakem...Babası Hakem bin Ebu'l-As, çeşitli davranışları nedeniyle Hz. Muhammet döneminde Medine'den uzaklaştırılınca ailesiyle birlikte sürgün hayatı yaşadı...Yıllar sonra halife Hz. Osman, amcası Hakem'i iktidarın merkezi Medine'ye geri çağırdı. Yeğeni Mervan'ı da yanına alarak önce özel kâtibi sonra vali yaptı...Bu tercih, Hz. Osman döneminin en çok tartışılan siyasi yükselişlerinden birinin başlangıcı oldu...Rakipleri Mervan’ı entrikacı, ihtiraslı ve kurnaz; taraftarları ise siyasi deha olarak değerlendirdi.Gerçek şu ki: Mervan'ın kurnazlığı, günü kurtaran küçük hesaplardan ibaret değildi. Güç dengelerini okuyor, kabileler arasındaki ilişkileri ustalıkla kullanıyor, doğru zamanı sabırla bekliyor ve attığı her adımın birkaç hamle sonrasını hesaplıyordu. Mesela:Hz. Osman'ın öldürülmesinden hemen sonra bir süre Hz. Ali'ye biat etti ancak kısa süre içinde saf değiştirerek Cemel Vakası'nda onun karşısında yer aldı.Keza: Emevi Devleti döneminde sessizce bekledi, şartlar olgunlaşınca kısa süre halifeliği ele geçirdi...Vs.Onun kurnazlığı, ahlâken nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin, akıl ve strateji ile beslenen kurnazlıktı!Şuraya geleceğim:HESAPSIZ KURNAZLIKKurnazlık, siyasetin eski araçlarından biri...Tarih boyunca başarılı siyasetçiler, kurnazlığı tek başına değil, sabır, zamanlama, güç dengelerini okuma ve uzun vadeli hedeflerle birlikte kullandı...Mervan'ın adı bugün hâlâ tartışılıyorsa, bunun nedeni yalnızca entrikaları değil, attığı her adımın arkasında belirli stratejik hesap bulunmasıdır...Bugün Türk siyasetinde bambaşka bir kurnazlık türüyle karşı karşıyayız!Özellikle CHP ile Yeni Parti arasındaki ayrışmanın ortaya çıkardığı tablo, uzun vadeli siyasi hedeflerden çok günü kurtaran/yarınsız hesapların öne çıktığını gösteriyor.Yargının desteğini almak, birkaç koltuk kazanmak, parti içi dengelerde avantaj elde etmek ya da rakibini kısa süreliğine zor durumda bırakmak siyaset zannediliyor. Oysa bunların hiçbiri tek başına strateji değildir...Politik strateji; salt bugünü değil yarını da hesaplar; aklıevvellik strateji değildir. Hamlesinin; seçmen psikolojisini, parti kültürünü, muhalefetin geleceğini ve demokratik meşruiyeti nasıl etkileyeceğini öngörmeye çalışmaktır strateji...Öngörüsüz kurnazlık, sadece ilk hamleyi görür, ikinci ve üçüncü hamleyi hesaba katmaz. Bu yüzden çoğu zaman rakibini değil, en sonunda kendisini tuzağa düşürür...Günümüz siyasetinin temel sorunu bu:-Kurnazlık var fakat siyasi akıl aynı ölçüde yok...-Hesap var fakat ufuk yok...-Taktik var fakat strateji yok...Ortaya çıkan, koltuk etrafında dönen hep kısa ömürlü manevralar...SIĞ BİR FIRSATÇILIKSiyasette asıl mesele, mahkemenin açtığı yolu kullanmak değildir. O yolun sonunun partiyi nereye götüreceğini hesaplayabilmektir...Kurnaz politikacı yolu görür, akıllı siyasetçi ise yolun sonunu...Peki, siyasal akıl nedir? Bir siyasetçinin başarısını belirleyen, önündeki engeli aşması değil, o engelin ardında nasıl siyasi tablo oluşacağını baştan görebilmesidir. Yani siyaset, atılan adımın nereye varacağını hesaplamaktır...Evet, siyaset tek hamlelik taktik değil; her hamlenin yeni dengeler ürettiği uzun soluklu süreçtir.Siyaset, yalnızca sonuç almak değil, o sonucun doğuracağı yeni sonuçları hesaba katma sanatıdır.Bugün ilk perdede bir mücadele kazanılmış gibi görünebilir. Ancak ikinci perdede temsil ettiği siyasal hareketi zayıflatıyor, parti içindeki güven ve birlik duygusunu aşındırıyorsa, buna başarı değil, geleceği tüketen hesap denir. Örnek vereyim:Machiavelli çoğu zaman hileyi ve entrikayı meşrulaştıran düşünür gibi okunur. Oysa “Prens” eserinde asıl vurgu “virtu” kavramıdır. Bu, değişen şartları okuyabilen, zamanı doğru değerlendirebilen ve attığı adımların sonuçlarını önceden hesaplayabilen siyasi aklı ifade eder.Machiavelli'nin başarılı hükümdarı, her fırsatı kullanan kişi değil, hangi fırsatın kullanılmaya değer, hangisinin ise uzun vadede yıkıcı sonuçlar doğuracağını ayırt edebilen kişidir...Günümüz Türk siyasetinde eksik olan budur: Kurnazlık ile siyasi akıl birbirine karıştırılıyor. Ki: Mervan'ın kurnazlığı tartışılabilir ancak birkaç hamle sonrasını hesapladığı inkâr edilemez. Bugün ülkemizde tanık olduğumuz tablo ise kurnazlık değil, ilk hamlenin ötesini göremeyen sığ fırsatçılıktır. Çünkü kurnazlık, belirli bir hesap, sabır ve birkaç adım sonrasını görebilme becerisi ister.Attığı hamlenin yarın kendi siyasal zeminini sarsacağını hesaplamayan bir tutumu, ne stratejik akıl ne de kurnazlık açıklayabilir. Bu olsa olsa günü kurtarmaya çalışan ucuz akıl pahalı faturadır!Soner YalçınOdatv.com
This is a summary. Read the full article at the original source.
Read full article at odatv4
