Entertainment·

Meslek hastalıkları görünmez kılındı: Milyonlarca emekçi sadece 916 tanı!

Meslek hastalıkları görünmez kılındı: Milyonlarca emekçi sadece 916 tanı!
Source:birgun

SGK verileri, iş sağlığı ve güvenliğindeki ağır tabloyu ortaya koydu. İş kazalarında ölüm ve yaralanmalar artarken 22 milyonu aşkın ücretli çalışanın olduğu ülkede yalnızca 916 meslek hastalığı tanısı dikkat çekti.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2025 yılına ilişkin yayımladığı iş kazası ve meslek hastalığı yıllık istatistikleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki ağır tabloyu bir kez daha ortaya koydu. Verilere göre iş kazası geçiren sigortalı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 766 bin 625’e yükselirken, iş kazalarında yaşamını yitiren emekçi sayısı da yüzde 2,5 artışla bin 944 oldu. İş kazalarının yol açtığı iş gücü kaybı da büyüdü. Verilere göre, 168 bin 607 işçi, iş kazası nedeniyle en az 5 gün iş göremez hale geldi. Buna karşın meslek hastalığı tanısı konulan işçi sayısı yalnızca 916 olarak kayıtlara geçti. Resmi kayıtlarda meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren tek bir işçi dahi bulunmaması dikkat çekti. Verileri değerlendiren CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, "Aktif sigortalılar ikiye ayrılıyor. 4A ve 4B. 4A bir işverene bağlı çalışanlar bunların sayısı 19 milyonun üstünde. Türkiye’de 20 milyonun üstünde emekçi var. 1998 yılında yaklaşık bin 400 meslek hastalığı tanısı kondu. O dönem bile bu sayının çok düşük olduğunu söylüyorduk. Aradan geçen yıllarda çalışan sayısı artmasına rağmen tanı sayısı binin altına geriledi, 2025’te ise yalnızca 916 oldu. Bu çok çok az" dedi. GERÇEĞİ YANSITMIYOR Bilimsel hesaplamalara göre her yıl en az 30 bin yeni meslek hastalığı tanısı konulması gerektiğini söyleyen Pala, mevcut tablonun gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Pala, "Meslek hastalığı tanısı koymak giderek zorlaştırıldı. Sürecin dışında bırakılan Sağlık Bakanlığı gerekli sorumluluğu üstlenmiyor. Ayrıca meslek hastalığı tanısı konmak tazminatla ilişkilendirildiği için işveren korunuyor. Böyle olunca ne hastalık görünür hale geliyor ne de koruyucu politikalar geliştirilebiliyor. Bu bilinçli bir politika. Türkiye’de meslek hastalıkları alanı emekçilerin meslek hastalığına tutulduğu ama yok sayıldığı, koruma programlarının da gündeme gelemediği bir halde devam ediyor" diye konuştu. Meslek hastalıklarının görünmez kılınmasının yalnızca istatistik sorunu olmadığını vurgulayan Pala, tanı konulmayan her vakanın önleme mekanizmalarının da devreye girmesini engellediğini anlattı. AB ORTALAMASI ÜSTÜNDE TMMOB İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı, iş güvenliği uzmanı Bedri Tekin de SGK verilerinin çocuk ve yaşlı işçiler açısından çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Tekin’in paylaştığı verilere göre 2025 yılında iş kazası geçirenlerin 20 bin 836’sı 18 yaşın altında, 7 bin 476’sı ise 65 yaşın üzerinde. İş kazalarında yaşamını yitirenlerden 22’si çocuk, 85’i ise 65 yaş üstü çalışanlardan oluştuğunu belirten Tekin, Türkiye’de 100 bin çalışan başına düşen iş kazası kaynaklı ölüm oranının 9,94 olduğunu, bu oranın çocuk işçilerde 29,19’a yükseldiğini belirterek, Avrupa Birliği ortalamasının ise 1,6 olduğuna dikkat çekti. Tekin, milyonlarca çalışanın olduğu ülkede 4A statüsünde 916 işçinin meslek hastalığına yakalandığını, 4B ve 4C kapsamında çalışanlarda meslek hastalığına yakalananın bulunmadığını ve bu rakamların gerçekçi olmadığını kaydederek "Binlerce zararlı, zehirli kanserojen etmenin kullanıldığı, gürültünün, radyasyonun, tozun olduğu, ergonomik koşulların gözetilmediği ülkede yalnızca 916 işçinin meslek hastalığına yakalanması, meslek hastalığı sonucu hiç ölüm olmaması gerçek dışı bir durumdur" dedi. *** ALMANYA İLE BÜYÜK FARK Türkiye’deki resmi veriler uluslararası örneklerle de örtüşmüyor. Almanya’da her yıl 80 ila 100 bin şüpheli meslek hastalığı bildirimi yapılırken, bunların 20 ila 30 binine meslek hastalığı tanısı konuluyor. Yaklaşık 5 bin işçi ise her yıl meslek hastalığı nedeniyle emekli oluyor. Uzmanlar, meslek hastalıklarının görünür hale gelmesi için tanı sisteminin yeniden yapılandırılması ve koruyucu politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

This is a summary. Read the full article at the original source.

Read full article at birgun