Politics·

Ticaret Savaşlarında Üçüncü Dalga

Ticaret Savaşlarında Üçüncü Dalga

Yüzellinci gününe ulaşan Körfez Savaşı arka planına, şimdi, aynı ibare ile etiketlenen “Ticaret Savaşları” cephesindeki yeni bir dalga katılıyor. İlk döneminde başlattığı Ticaret Savaşları eksenli ekonomik politikalarına, ikinci döneminde el yükselten Trump’ın, artık bu kulvarda yeni bir perdeyi açtığı görülüyor.

Brezilya menşeli ürünler için 22 Temmuz tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacak %25 gümrük vergisi açıklamasıyla süreç başlamış bulunuyor. Şimdilik kahve ve sığır eti gibi seçili ürünler muaf tutulmak ile birlikte, Brezilyanın ilave işgücü ihlalleri soruşturmaları yolu ile daha yüksek (%37,5) vergi oranları ile karşılaşması ihtimali de artıyor. Bu gelişmeyi hemen takiben, bu kez Kanadaya karşı, spor malzemelerinden; çimentoya kadar geniş bir yelpazede %50 düzeyinde gümrük tarife açıklaması geliyor. İki ülke arasındaki 720 milyar Dolarlık ticaret hacminin sadece %2sine karşılık gelse de, bu ani çıkış, önemli bir sinyal etkisi olarak değerlendiriliyor. Üstelik ABD yönetimi bu tek taraflı tasarrufu 1930 tarihli bir yasa temelinde ve kuzey komşusunun orman yangınlarına bağlı hava kirliliği riskleri konusundaki duyarsızlığı sebebine bağladığını deklare ediyor.Başkan Trumpın, iki trilyon Dolarlık ticaret hacmini temsil eden USMCA (ABD-Meksika-Kanada Ticaret Anlaşması) mekanizmasını askıya alma açıklamasının aynı anda paylaşılması dikkat çekiyor. Bu suretle, yeni ve şimdiden kestirilmesi zor ilave adımların önü de temizlenmiş; üçlü anlaşmanın korumacı hükümleri bertaraf edilmiş oluyor. Yeni düzenlemelerin geçerli kılınacağı 19 Ağustos vadesine kadar, karşılıklı duruş ve görüşmelerin nasıl gelişeceği konusu merakla bekleniliyor. Kamuoyu desteği ve uluslararası saygınlığı yüksek Kanada başbakanı Carneyin, başta elektrik ihracı olmak üzere pazarlık kartlarını ustalıkla kullanacağı bir yeni pazarlık süreci kapılarının açıldığı anlaşılıyor.Geçtiğimiz yıl girişilen İkinci Dalga Ticaret Savaşlarının küresel eko-politik dinamikler üzerindeki belirleyici etkileri kadar, yarattığı tartışma ve eleştiriler de hafızalardaki tazeliğini koruyor. Beklentiler doğrultusunda ABD Yüksek Mahkemesi tarafından iptal edilen Trump icraatları sonrasında, muhataplara iade edilen haksız gümrük vergisi tutarının 80 milyar Doları aştığı ifade ediliyor. Burada, Trumpın; kasaya giren miktarın yarısını kurtarmış olma mantığının devreye girdiği değerlendiriliyor ki; bundan sonra benzer duruş ve kararların ortaya konulacağına dair şüphe bulunmuyor.Önceki dalgalarda Çin eksenli hareket eden ve bu ülke mahreçli 250 milyar dolarlık ithalata %25 vergi uygulayan Trumpın üçüncü perde açılışında, bu kez yakın coğrafyası üzerinden yola çıktığı görülüyor. Ancak, ABDnin dış ticaret konusundaki en yetkili ismi Jamieson Greer tarafından yapılan açıklamalar; ilk planda, altmış farklı ülke için yeni oran ve koşul düzenlemelerinin son aşamaya getirildiğini gösteriyor.Trump yönetiminin maksat ve tutumu belirli olmakla birlikte, yeni dalganın zamanlaması faktörüne eğilmek gerekiyor. Geçtiğimiz benzer dönemlerde geçerli olduğu üzere Trump, Amerikan Kongresinin vergi koyma yetkisinin etrafından dolaşarak, hızlı ve kafasına göre hareket etmeyi tercih ediyor. 1974 tarihli düzenlemeyi kullanarak, sadece 150 gün süre ile geçerli olağanüstü durum yetkisi çerçevesinde gümrük vergileri politikasını yürütüyor. 24 Temmuz itibarıyla dolacak süre sonunda; ülke gümrük tarifelerinin, tekrar her ülke için standart %10 oranı ile uygulanması gerekiyor. İşte bu durumun andacında, Trump yeni düzenlemeler ile tekrar bir geçici onay elde etmeyi amaçlıyor.301 sayılı Ticaret Mevzuatına ilaveten 232 sayılı Ulusal Güvenlik düzenlemeleri esas alınarak; dış ticaret açığı, aşırı üretim, haksız rekabet, işgücü kullanımında istismar gibi argumanlara dayalı soruşturma ve değerlendirmelerini yürütüyor. Türkiyenin de diğer onüç ülke ile aynı dosyada, %12,5 ilave vergi riski taşıyan bir incelemeye dahil edildiği bildiriliyor.Donald Trumpın dış ticaret ve gümrük vergileri anlayış ile yaklaşımının oluşmasında adeta fikir babası rolü oynayan ve Ticaret Savaşlarının başlangıcında Beyaz Sarayda sorumluluk üstlenen Prof.Dr.Peter Navarronun, an itibarıyla yönetimde bulunmamasına karşın, teknik alt yapı, yönlendirme ve zihniyetinin hala ayakta olduğu anlaşılıyor. Dünyayı; zaten ağırlığı hissedilen Küresel Belirsizlik İklimini daha da ağırlaştıracak yeni açılım ve gelişmeler bekliyor.

This is a summary. Read the full article at the original source.

Read full article at cnnturk