Top·

Türkiye gerekeni yaptı onlar ise Fransız kaldı!

Türkiye gerekeni yaptı onlar ise Fransız kaldı!

Fransa’da orman yangınlarında kül olan evlerin devlet tarafından yapılmayacağının açıklanması, Batı’nın afet yönetimi anlayışındaki acı gerçeği bir defa daha gözler önüne serdi. Avrupa ve Amerika’da vatandaşlar sigortaları yoksa tamamen kendi hâllerine terk edilirken, Türkiye; Manavgat’tan Kahramanmaraş’a kadar uzanan büyük felaketlerde sergilediği refleksle sosyal devlet tanımının altını her şartta doldurmaya devam ediyor.

Küresel iklim krizinin tetiklediği tabii afetler dünyayı sarsmaya devam ederken, kriz anında devletlerin vatandaşlarına sunduğu yaklaşım ile sosyal devlet olmanın gerçek anlamı arasındaki keskin uçurum bir defa daha gözler önüne serildi. Son olarak Fransa’nın güneyindeki Gironde bölgesinde (Bordeaux) yaşanan ve “kıyametvari” olarak nitelendirilen devasa orman yangınlarında, Fransız hükûmetinden gelen skandal açıklama Avrupa’daki sistemin iflasını gözler önüne serdi. Hükûmet, yangınları “tabii afet” olarak değerlendirip kül olan yüzlerce evin yenisinin devlet tarafından yapılmayacağını ilan etti. Bu yaklaşım, Batı medeniyetinin afet yönetimindeki “Sigortan yoksa yardım da yok” mantığını yeniden tartışmaya açarken; akıllara Türkiye’nin yıllardır geride bıraktığı devasa felaketlerde ortaya koyduğu eşsiz dayanışma modelini ve devlet refleksini getirdi. Yıllardır Avrupa ve Amerika ile ülkenin imkânlarını kıyaslayıp Batı modelini tek doğru olarak dayatanların göz ardı ettiği gerçekler, yaşanan her büyük afette bütün çıplaklığıyla belgeleniyor. Gelişmiş ekonomi olarak pazarlanan Batı ülkelerinde, afetlerin faturası doğrudan o ülkenin yaralı vatandaşlarına kesiliyor. GEÇMİŞTE NELER YAŞANMIŞTI? Yunanistan ve Avrupa: Daniel Fırtınası batı ve orta Yunanistan’ı birbirine katarken, kuzeydoğudaki orman yangınlarında binlerce ev kül oldu. Almanya’nın Rheinland-Pfalz, Kuzey-Ren Vestfalya ve Bavyera eyaletlerinde aşırı yağışların yol açtığı selde binlerce ev yok oldu. Belçika, Fransa ve Hollanda’yı da etkileyen bu felaketlerde devletler sahada varlık gösteremedi; Alman hükûmeti yardımlara yetişemeyince devreye UNICEF ve Kızılhaç gibi küresel yardım kuruluşları girmek zorunda kaldı, halk sokaklarda protestolar düzenledi. Amerika Birleşik Devletleri: ABD tarihinin en büyük yangınları California’da yaşandı; New York, Los Angeles ve Chicago şehirlerinin toplam alanı kadar bir bölge tamamen kül oldu. Texas’taki dondurucu soğuklarda yüzlerce insan hayatını kaybederken, Louisiana’yı vuran Ida Kasırgası milyonlarca insanı elektriksiz ve evsiz bıraktı. Bütün bu felaketlerde ABD ve Avrupa hükûmetleri yalnızca arama-kurtarma ve enkaz kaldırma aşamasında sınırlı kalırken; konut, otomobil veya tarım sigortası olmayanlara tek kuruş karşılıksız destekte bulunulmadı. Yeni evler inşa edilmedi, iş imkânı oluşturulmadı ve vatandaş borç sarmalına terk edildi. DEVLET VATANDAŞINI ASLA YALNIZ BIRAKMAZ Türkiye ise son yıllarda maruz kaldığı cumhuriyet tarihinin en büyük ve en ağır afet yüküne rağmen, Batı’nın bu acımasız ve merhametsiz sistemini elinin tersiyle itti. Van, Elâzığ, İzmir ve asrın felaketi olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremler; Rize, Artvin ve Giresun’daki yıkıcı sel felaketleri ile Antalya Manavgat ve çevresindeki büyük orman yangınları... Yüz milyarlarca dolarlık faturaya ve milyonlarca vatandaşın etkilenmesine rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiçbir vatandaşına “Sigortan var mı, yok mu?” sorusunu yöneltmedi. Devletin tüm imkânları, krizin ilk saniyesinden itibaren seferber edildi. NELER YAPILDI? - Karşılıksız Konut İnşası: Afetzedelerin yıkılan evlerinin yerine, yöresel mimariye uygun, depreme dayanıklı modern konutlar hızla inşa edilerek hak sahiplerine tamamen karşılıksız olarak teslim edildi. Örneğin, 2021 yılındaki büyük Manavgat yangınından sadece bir yıl sonra, 896 yeni konut tamamlanarak vatandaşlara anahtarları verildi. Kahramanmaraş depremlerinin ardından da yüz binlerce kalıcı konutun inşası aralıksız sürdürüldü. - Finansal ve Sosyal Destekler: Vatandaşlara acil ihtiyaçları için nakit, kira ve eşya yardımları yapıldı. Borçlar silindi, esnafa ve üreticilere faizsiz krediler ile can suyu destekleri sağlandı. -Üretimin ve Hayatın Yeniden Canlandırılması: Tarım alanları zarar gören çiftçilere tohum, gübre, ekipman ve hayvan desteği verilerek kırsaldaki hayatın sönmesine izin verilmedi. İşsiz kalanlara yeni istihdam kapıları açıldı.

This is a summary. Read the full article at the original source.

Read full article at turkiyegazetesi_tr