Environment·

Yabancı basında KAAN depremi: ABD, İtalya, Malezya, Endonezya 'P1'in taksi testlerini böyle duyurdu

Yabancı basında KAAN depremi: ABD, İtalya, Malezya, Endonezya 'P1'in taksi testlerini böyle duyurdu

Millî Muharip Uçak KAAN'ın P1 prototipiyle taksi testlerine başlaması uluslararası savunma basınında deprem etkisi yarattı. ABD'den Doğu Asya'ya kadar pek çok yayın organı beşinci nesil KAAN programından ve Türkiye'nin hedeflerinden bahsetti.

Uluslararası savunma basınında Millî Muharip Uçak KAAN depremi yaşanıyor. Türk beşinci nesil uçağının taksi testlerine başladığına dair TUSAŞ tarafından yayınlanan görüntüler Amerika kıtasından Doğu Asya'ya dek onlarca gazetede yankılandı. ABD'nin saygın askerî havacılık yayınları arasındaki The War Zone (TWZ), 'Türk mücevheri' olarak tanımladığı KAAN'ın taksi testlerine başlamasını okuyucularına flaş gelişme olarak duyurdu. KAAN P0 ile yeni tasarlanan P1 prototipleri arasındaki farklara dikkat çeken TWZ, programın hızlı biçimde ilerliyor olmasına rağmen bu uçakları 2028'de Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim etme planının 'çok iddialı' olmaya devam ettiğini kaydediyor. KAAN P1'e entegre edildiği görülen ASELSAN yapımı kızılötesi takip sistemi KARAT IRST'ye de vurgu yapan TWZ, yayınladığı analizde şu ifadeleri kullandı: "TUSAŞ, P1 ile birlikte P2'nin de 2026 sonuna dek uçacağını bildiriyor. Bu, birden fazla uçağın test kampanyasının farklı unsurlarını eşzamanlı olarak gerçekleştirmesine olanak sağlayarak programı önemli ölçüde hızlandıracaktır. Türk Hava Kuvvetleri'ne ilk teslimatlar için 2028 yılı hedefleniyor; bu en hafif tabirle iddialı bir takvim. KAAN programı 2010 yılında Millî Muharip Uçak (MMU) olarak başlatıldı. Geliştirme sürecinin başlarında uçak TF-X olarak da biliniyordu. Şimdi TF KAAN adını taşıyan bu uçak, Türkiye'nin hızla gelişen havacılık ve uzay sanayiinin en değerli mücevherlerinden biri. KAAN'a önden bakıldığında radar izinde anlamlı bir azalma görülüyor. Modern sensörler ve silahlarla birleştiğinde KAAN en azından bazı açılardan, Türkiye'nin 1970'ler dönemine ait F-16'ların hakim olduğu mevcut savaş uçağı filosuna göre önemli bir yetenek artışı sağlayacaktır. Türkler nihayetinde savaş uçağını yerli bir motorla donatmayı planlasa da prototipler ve ilk seri üretim uçaklarında Amerikan F110 motoru kullanılacak. BU motorlar için ihracat onayı, programın en önemli zamanlama risklerinden biri olarak ortaya çıkmıştı. F110'lar Türkiye'de lisans altında monte ediliyor ancak yine de ABD ihracat kısıtlamalarına tâbî. Trump yönetiminin Türkiye'ye onlarca F110 motorunun satışını onaylamasıyla bu belirsizlik azaldı. 700 milyon dolardan fazla olduğu bildirilen bu anlaşma, yerli TF35000 motorunun geliştirilmesi devam ederken prototip filosu ve ilk üretim uçakları için itici güç sağlayacak. Yerli motorun daha sonraki üretim bloklarında gelmesi bekleniyor; bu nedenle F110'a sürekli erişim, mevcut geliştirme zaman çizelgesinin korunması adına kritik önem taşıyor." KAAN hakkındaki TWZ haberi "Hizmete girdiğinde KAAN'ın bir veya daha fazla yerli insansız hava aracıyla birlikte kullanılması öngörülüyor. Bunların başında, düşük görünürlüğe sahip insansız bir savaş uçağı olan ANKA-3 ve KIZILELMA geliyor. Bunların başarılı olması durumunda Ankara, daha maliyetli insanlı uçakların yerine büyük insansız hava aracı filolarını tercih edebilir. KIZILELMA insanlı-insansız hava araçları arasındaki işbirliğine dayalı K-Swarm konseptinin ilk canlı denemelerini zaten tamamladı. Yeni yapılan bir duyuruya göre KIZILELMA ilk kez havadan yere mühimmat bırakmak için dahilî silah bölmelerini başarıyla kullandı." TÜRKİYE KAAN'I BİR DİZİ ÜLKEYE İHRAÇ ETMEYE HAZIRLANIYOR P1'in taksi testi, TF35000 motorunun tamamlanması şartıyla 48 adet KAAN siparişi veren Endonezya'da da manşetleri süsledi. Savunma yayını Indomiliter, KAAN'a dair gelişmeyi şöyle duyurdu: "KAAN P1 çok daha gelişmiş tasarım iyileştirmeleri içeriyor. P1'deki değişiklikler arasında radar kesit alanını (RCS) azaltmak için daha düzgün bir gizlilik konturunun oluşturulması, gövde yapısındaki revizyonlar ve P0'dan elde edilen uçuş verilerinin değerlendirilmesine dayalı olarak uçuş dengeleyicilerinde yapılan modifikasyonlar bulunuyor. TAI yönetimi KAAN P1 ve KAAN P2 olmak üzere iki ana prototip ünitenin 2026 yılı sonundan önce tamamen havalanmasını hedefliyor. Bu hızlandırılmış deneme safhası, Türk Hava Kuvvetleri'ne ve uluslararası ortaklara KAAN seri üretim ünitelerinin ilk teslimatına başlamayı ve 2028 yılında Türk Hava Kuvvetleri'nin operasyonel filolarına teslim edilmesini hedefleyen Türk ordusunun stratejik zaman çizelgesinin bir parçasıdır." Endonezya merkezli Indomiliter, KAAN'ın taksi testini duyurdu. "KAAN'ın varlığı, eskimiş F-16 filosunun yerini almayı ve Batı ülkelerinden gelen hava savunma ekipmanı tedarikine olan bağımlılığı azaltmayı amaçlamaktadır. P1 prototipinin başarılı motorlu taksi testi, Ankara'nın yüksek düzeyde ulusal savunma teknolojisi bağımsızlığına ulaşma konusundaki güçlü kararlılığının altını bir kez daha çiziyor. KAAN savaş uçağı programı artık sadece Türkiye'nin gelecekteki hava savunmasının omurgası olarak değil, aynı zamanda Orta Doğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya'daki bir dizi potansiyel ortak ülkeyi hedefleyen stratejik bir savunma ekipmanı ihracat ürünü olarak da hazırlanıyor." TÜRKLER AMERİKA ÜRÜNLERİ DIŞINDA BİR ALTERNATİF SUNACAK İtalya başkenti Roma merkezli yayın yapan savunma-havacılık platformu The Aviationist ise KAAN'a ilişkin haberinde şu ifadeleri kullandı: "P1'in burun kısmının üzerinde, kokpitin dışında belirgin bir ileriye dönük sensörü bulunuyor; bu konumlandırma, çok amaçlı kızılötesi (FLIR) ve Kızılötesi Arama-İzleme (IRST) sistemleri için uygundur. Bunlar, pasif hedef izleme ve ayrımı için kullanılır. Çene kısmında bulunan bir diğer çokgen sensör, havadan yere takip görevine uygun bir konumda yer alıyor. Bu optik sistemlerin şekli, yeni bir KIZILELMA prototipinde test edilen KARAT IRST ve TOYGUN Elektro-Optik Takip Sistemi (EOTS) ile neredeyse aynı. KAAN P1'deki sistemin de bunların türevleri olması mümkün. Türkler KAAN'ı geliştirerek diğer ülkelere Amerika ürünleri haricinde yerli bir seçenek sunmayı hedefliyor. Türkiye'nin Batı ve Orta Asya'daki stratejik yeniden yapılanmasını yönlendirecek bu etkileyici proje, silahlı insansız hava araçları ve gelişmiş mühimmat programlarıyla eşzamanlı gerçekleşiyor." Roma merkezli The Aviationist, KAAN'ın gelişimine dikkat çekiyor. ENDÜSTRİYEL KAPASİTE YENİ ORTAKLARLA BİRLİKTE GÜÇLENEBİLİR Güneydoğu Asya bölgesinde geniş bir okuyucu kitlesi bulunan Malezya merkezli Defence Security Asia (DSA) ise çarpıcı gelişmeyi "KAAN P1 ilk uçuşuna yaklaşıyor, Türkiye dünyanın beşinci nesil gizli savaş uçağı için yarışı hızlandırıyor" başlığıyla duyurdu. Pistte taksi testine dair yayınladığı haberde DSA şunları kaydetti: "KAAN karada motorlu manevra testlerine başladı. Henüz astar boyasıyla kaplı çift motorlu uçağın destek araçları ve teknik ekipler tarafından gözetim altında tutulurken kendi gücüyle hareket ettiği görülüyor. Bu test henüz muharebe kabiliyetini veya üretim hazırlığını kanıtlamamış olsa da P1'in statik entegrasyondan itiş gücü, yönlendirme, frenleme, yer manevraları ve sistem koordinasyonunun dinamik değerlendirmesine geçtiğini doğrulamaktadır. Testlerin sorunsuz geçmesi durumunda P1 ve P2'nin 2006 sonundan önce havada olması bekleniyor. Türkiye ayrıca paralel testlere, sertifikasyon olgunluğuna, istikrarlı bir tedarik zincirine ve sıkı konfigürasyon kontrolüne dayanan hızlı bir geliştirme takvimi oluşturarak ilk teslimatları 2028 yılında Türk Hava Kuvvetleri'ne yapmayı hedefliyor. Ankara için KAAN sadece F-16'nin yerine alacak bir uçak değil, aynı zamanda savaş uçağı tasarımı, görev yazılımı, sensörler, elektronik harp, silah entegrasyonu, bakım ve nihayetinde yüksek performanslı itki teknolojisinde uzmanlaşmanın bir aracıdır. Türkiye'nin 2019 yılında Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından F-35 ortaklığından çıkarılmasıyla KAAN programı hızlandırıldı; bu durum, ittifak politikaları ve ihracat kontrollerinden etkilenen stratejik özerkliği operasyonel bir gereklilik haline getirdi. P1'in başarısı ABD, Rusya, Çin veya Avrupa savaş ekosisteminin dışında beşinci nesil uçaklar, düşük görünürlük özellikleri, teknoloji transferi ve tedarik seçenekleri arayan ülkeler için yeni yollar açabilir. Endonezya'nın yaklaşık 10 milyar ABD Doları karşılığında 48 uçaklık taahhüdü, Hint-Pasifik bölgesini stratejik KAAN hedefinin içine yerleştiriyor. Suudi Arabistan ile devam eden görüşmeler, aynı zamanda Mısır, Azerbaycan, Pakistan ve diğer ülkelerin ilgisi Türkiye'nin endüstriyel kapasitesini genişletebilir." Malezya merkezli DSA, KAAN'ın taksi testlerine başlamasını coşku içinde duyurdu.

This is a summary. Read the full article at the original source.

Read full article at trhaber