Yan yana gelmek yetmez, birlikte yürüyelim

Kadınlar birlikte çalışmaya da birlikte üretmeye de çok yatkın. Burada ihtiyaç duyduğumuz şey örgütler arasında rekabet değil. Eğer bir yarış olacaksa bu, halkın mücadelesine daha fazla katkı sunabilmek konusunda olmalıdır. “A örgütü”, “B örgütü”, “C örgütü” diye birbirimizle yarışmanın hiçbir anlamı yok. Asıl yarış, birlikte ne kadar yol alabileceğimiz konusunda olmalıdır.
BirGün PAZAR Ankara'da düzenlenen "Birleşik Muhalefet Yolunda Yan Yana" toplantısına katılan Şenal Sarıhan, BirGün'e konuştu. Sarıhan, muhalefetin ortak bir mücadele hattı oluşturmasının önemine dikkat çekerken, kadınların ve kadın örgütlerinin bu süreçte daha güçlü yer alması gerektiğini söyledi. Ankara ve İstanbul’da “Birleşik Muhalefet Yolunda Yan Yana” toplantıları yapıldı. Siz de Ankara toplantısında yer aldınız. Öncelikle bu toplantıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türkiye siyaseti açısından nasıl bir anlam ifade ediyorlar? İstanbul toplantısına katılamadım, dolayısıyla oraya ilişkin doğrudan bir gözlemim yok. Fakat Ankara toplantısını ve ondan önce gerçekleştirilen hazırlık toplantılarını son derece olumlu bulduğumu ifade etmeliyim. Bugün Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var. Türkiye’nin aydınlık bir geleceğe ulaşmasının tek yolu, bütün muhalefetin; ülkenin çıkarları doğrultusunda siyaset yapmaya çalışan, kendi kişisel çıkarı için değil toplum için mücadele etmek isteyen bütün bireylerin, siyasi grupların ve özellikle siyasi partilerin bir araya gelmesidir. Bu nedenle bu girişimi son derece olumlu ve gerekli görüyorum. Peki sizce bundan sonra ne yapılabilir? Bu çağrı nasıl büyütülebilir? Bildiğim kadarıyla bu toplantılar başka illerde de sürdürülecek. Elbette bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak yalnızca farklı şehirlerde toplantılar yapmak yeterli olmaz. Bu toplantıların ardından mutlaka ortak bir iradenin oluşması gerekiyor. Birbirleriyle sürekli temas hâlinde olan, iletişim içinde çalışan, ortak hareket eden merkezi bir yapılanmaya ihtiyaç var. Eğer Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de toplantılar yapılır ama bunlar birbirinden kopuk kalır, ortak bir koordinasyon ve organizasyon oluşturulamazsa eksik kalır. Elbette yine de önemli bir değer üretir; fakat asıl ihtiyaç merkezi bir koordinasyondur. Bu merkezi yapı sayesinde ortak bir muhalefet hattı oluşturulabilir; isterseniz buna ortak bir cephe de diyebiliriz. Demokrasiyi, özgürlüğü, adaleti ve insan haklarını önceleyen hem Türkiye’de hem de dünyada bu değerlerin korunmasına katkı sunacak geniş bir birlikteliğin kurulması gerektiğine inanıyorum. Siz aynı zamanda 29 Ekim Kadınları Derneği’ndesiniz. Bu birlikteliğin daha fazla kadına ve daha fazla kadın örgütüne ulaşabilmesi için nasıl bir yol izlenmeli? “Yan Yana” hareketinin bunu başarabileceğine inanıyorum. Çünkü Türkiye’de çok güçlü kadın örgütlenmeleri var. EŞİK Kadın Platformu gibi dijital alanda da son derece etkili çalışan yapılar var. Kadın Koalisyonu var. Kadın Dernekleri Federasyonu var. Üniversiteli Kadınlar Derneği var. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği doğrudan bir kadın örgütü olmasa bile kadınların yoğun emek verdiği çok önemli bir kuruluş. Bunlar gibi çok sayıda kadın hareketi ve kadın örgütü bulunuyor. Eğer “Yan Yana” hareketi bütün bu yapıları kapsayabilirse bunun çok önemli bir güç yaratacağını düşünüyorum. Zaten Ankara toplantısında da dikkat etmişsinizdir; söz alan konuşmacıların önemli bir bölümü kadındı. Bu da tesadüf değil. Kadınların zaten güçlü bir mücadele geçmişi var ve bu mücadeleyi bugün de sürdürüyorlar. Bu nedenle kadınların hem birey olarak hem de örgütlü yapılarıyla bu birliktelik içinde daha görünür olmaları gerektiğini düşünüyorum. Bunun hem cesaret verici hem de birleştirici bir etkisi olacaktır. Kadınlar birlikte çalışmaya da birlikte üretmeye de çok yatkın. Burada ihtiyaç duyduğumuz şey örgütler arasında rekabet değil. Eğer bir yarış olacaksa bu, halkın mücadelesine daha fazla katkı sunabilmek konusunda olmalıdır. “A örgütü”, “B örgütü”, “C örgütü” diye birbirimizle yarışmanın hiçbir anlamı yok. Asıl yarış, birlikte ne kadar yol alabileceğimiz konusunda olmalıdır. Bugün CHP’nin kullandığı “Yürüyeceğiz arkadaşlar” sloganını düşünün. Ben buna şunu eklemek isterim: Yan yana duranların aynı zamanda birlikte yürümeleri gerekiyor. Sadece yan yana durmak yetmez; birlikte yürümek, halkın mücadelesine katkı sunmak ve hiçbir ayrışmaya yol açmadan ortak bir mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Bana göre bugün en temel ihtiyaç budur.
This is a summary. Read the full article at the original source.
Read full article at birgun
