YKS Tercihinde Bu Hataya Düşmeyin: Puan Tek Başına Yeterli Değil! Üniversite Yanlış Karar Kaygısını Azaltacak Öneriler

YKS tercih döneminde yalnızca puan ve başarı sıralamasına odaklanmak, öğrencilerin kendilerine uygun olmayan bölümlere yönelmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, bölüm seçerken ilgi alanları, yetenekler, ders içerikleri ve mezuniyet sonrası çalışma şartlarının mutlaka araştırılması gerektiğini belirtiyor. Üniversite tercihinin geri dönüşü olmayan bir karar olmadığının bilinmesi ise gençlerin üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azaltıyor.
YKS tercih döneminde yalnızca puan ve başarı sıralamasına odaklanmak, öğrencilerin kendilerine uygun olmayan bölümlere yönelmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, bölüm seçerken ilgi alanları, yetenekler, ders içerikleri ve mezuniyet sonrası çalışma şartlarının mutlaka araştırılması gerektiğini belirtiyor. Üniversite tercihinin geri dönüşü olmayan bir karar olmadığının bilinmesi ise gençlerin üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azaltıyor.Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının ardından başlayan tercih dönemi, birçok genç için gelecek kaygısını da beraberinde getiriyor. Psikolog Dilara Boyraz Giriş konuyla ilgili yaptığı açıklamada, tercih sürecinde yalnızca puan ve sıralamaya odaklanmanın doğru olmadığını, öğrencilerin ilgi alanlarını, yeteneklerini ve yaşam hedeflerini de göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirterek, Üniversite tercihi önemli bir karar olsa da artık hayatı tek yönde belirleyen geri dönüşü olmayan bir seçim değil. Asıl önemli olan, kişinin kendisine uygun alanı keşfetmesidir ifadelerini kullandı.. Sınav sonrasında öğrencilerin yalnızca puanlarına odaklanabildiğini belirten Giriş, Şimdiye kadar hedef sınava girmek ve bir bölümü kazanmakken, tercih döneminde bu hedef çoğu zaman 'Puanım hangi bölüme yetiyor?' motivasyonuna dönüşüyor. Oysa asıl sorulması gereken; 'Kendimi hangi işte hayal ediyorum?', 'Bu meslek bana gerçekten uygun mu, yoksa sadece önü açık olduğu için mi istiyorum?' sorularıdır diye konuştu. Meslek seçiminde kişinin kendisini tanımasının belirleyici olduğunu vurgulayan Psikolog Giriş, Bir unvanı hedefleyerek değil, kendini tanıyarak başlayan kariyer yolculukları daha tutarlı ve sürdürülebilir oluyor. Günün büyük kısmını ne yaparak geçirmek isterim; insanlarla mı çalışmak, fikir mi üretmek, bir şeyi elle mi inşa etmek, yoksa sayılarla mı uğraşmak? Bu soruların cevabı, çoğu zaman ders başarısından daha güçlü bir pusula olabilir dedi. Son yıllarda bazı bölümlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Psikolog Dilara Boyraz Giriş, Yapay zeka, veri bilimi ya da sürdürülebilirlik gibi alanlar oldukça popüler. Ancak bir bölümün popüler olması, her öğrenci için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Tercih yapmadan önce bölümün ders içeriklerini ve mezunların günlük çalışma hayatını araştırmak gerekir. Kulağa hoş gelen bir bölüm adı ile o bölümde geçirilecek dört yıl her zaman aynı şeyi ifade etmeyebilir dedi. Üniversite tercihinin geri dönüşü olmayan bir karar olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Giriş, Yatay geçiş, çift anadal, yandal ya da mezuniyet sonrasında farklı alanlara yönelmek günümüzde mümkün. Bunu bilmek bile öğrencilerin 'Her şeyi ilk seferde doğru yapmak zorundayım' baskısını azaltabilir diye konuştu. Tercih döneminde ailelerin destekleyici bir tutum sergilemesinin önemine değinen Dilara Boyraz Giriş, Bu süreç, yalnızca öğrenciler için değil aileler için de önemli bir deneyimdir. Gençler kendilerini tanımaya zaman ayırırken, ebeveynlerin de dinlemeye ve anlamaya odaklanması gerekir. Tercih dönemi kaygı kaynağı olmak yerine, gencin kendi hayatına dair bilinçli bir adım attığı bir sürece dönüşebilir ifadelerini kullandı.
This is a summary. Read the full article at the original source.
Read full article at cnnturk
